• Anasayfa
  • Bilmer Akademi
  • Çocuğum Okul Sabahları “Karnım Ağrıyor” Diyor: Çocuklarda Okul Kaygısı Nasıl Görünür?

Çocuğum Okul Sabahları “Karnım Ağrıyor” Diyor: Çocuklarda Okul Kaygısı Nasıl Görünür?

Çocuğum Okul Sabahları “Karnım Ağrıyor” Diyor: Çocuklarda Okul Kaygısı Nasıl Görünür?

Pazar günü hiçbir şikâyeti yok.

Pazartesi sabahı ise:

“Karnım ağrıyor.”

“Midemi kötü hissediyorum.”

“Bugün okula gitmesem?”

Çocuklarda okul kaygısı her zaman “Okula gitmekten korkuyorum.” cümlesiyle kendisini göstermez. Bazı çocuklar kaygılarını doğrudan ifade etmek yerine karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı, sık tuvalete gitme ihtiyacı veya sabahları belirgin huzursuzluk gibi bedensel belirtiler yaşayabilir.

Bu nedenle çocuğun okul sabahlarında tekrar eden yakınmalarını:

“Numara yapıyor.”

“Okula gitmemek için bahane buluyor.”

şeklinde değerlendirmek, yaşadığı duygusal zorlanmanın gözden kaçmasına neden olabilir.

Asıl soru yalnızca:

“Gerçekten karnı mı ağrıyor?” değil,

“Okul sabahı onun için hangi durum zorlaşıyor?” olmalıdır.

Çocuklarda Okul Kaygısı Neden Bedensel Belirtilerle Görülebilir?

Kaygı yalnızca zihnimizde yaşadığımız bir duygu değildir.

Çocuk endişelendiğinde bedeni de bu duruma eşlik edebilir.

Kalbi daha hızlı atabilir.

Kasları gerilebilir.

Midesinde rahatsızlık hissedebilir.

Tuvalete gitme ihtiyacı artabilir.

Bu nedenle çocuğun yaşadığı karın ağrısı veya mide bulantısı gerçek olabilir; ancak bu bedensel deneyim aynı zamanda yaşadığı duygusal zorlanmayla ilişkili olabilir.

Okul reddi ve bedensel belirtiler üzerine yapılan sistematik bir derlemede karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, yorgunluk ve baş dönmesi gibi belirtilerin okul devam sorunlarında sık bildirildiği ve kaygının bu belirtilerle sıklıkla ilişkili olduğu gösterilmiştir.

Bu durum:

“Her karın ağrısının nedeni kaygıdır.” anlamına gelmez.

Ancak özellikle belirti okul günleriyle belirgin biçimde ilişkiliyse, çocuğun duygusal deneyimini de değerlendirmek önemlidir.

Okul Sabahlarında Kaygı Neden Daha Belirgin Olabilir?

Okula gitmek çocuk için yalnızca sınıfa girmek anlamına gelmez.

Bir okul günü içerisinde çocuk birçok farklı beklentiyle karşılaşır:

  • ebeveynden ayrılmak,
  • sınıfa tek başına girmek,
  • öğretmenin sorularına cevap vermek,
  • akademik görevleri tamamlamak,
  • hata yapma ihtimaliyle karşılaşmak,
  • teneffüslerde arkadaşlık ilişkilerini yönetmek,
  • gruba dahil olmak,
  • sınav veya sunum yapmak.

Çocuk bu alanlardan herhangi birinde zorlanıyorsa çocuklarda okul kaygısı özellikle sabah saatlerinde daha görünür hâle gelebilir.

Sistematik bir kapsam incelemesinde okul reddi ile kaygı arasında yakın ilişki olduğu; özellikle ayrılma kaygısı, sosyal kaygı ve okul ile ilişkili kaygıların bu süreçte öne çıkabildiği bildirilmiştir. (pubmed.ncbi.nlm.nih.gov)

“Okula Gitmek İstemiyorum” Her Zaman Okulu Sevmediği Anlamına mı Gelir?

Hayır.

Bir çocuk okulunu, öğretmenini ve hatta arkadaşlarını sevdiği hâlde okul sabahlarında yoğun kaygı yaşayabilir.

Örneğin çocuk:

“Ya annemi özlersem?”

“Ya soruyu bilemezsem?”

“Ya yanlış cevap verirsem?”

“Ya arkadaşlarım benimle oynamazsa?”

“Ya teneffüste yalnız kalırsam?”

gibi düşünceler yaşayabilir.

Ancak bu düşünceleri açıkça anlatmak yerine:

“Karnım ağrıyor.” diyebilir.

Bu nedenle bedensel belirti bazen çocuğun henüz kelimelere dökemediği duygusal deneyimin dışarıdan görünen kısmı olabilir.

Çocuklarda Okul Kaygısında Hangi Örüntülere Dikkat Edilebilir?

Tek bir sabah yaşanan karın ağrısı üzerinden sonuç çıkarmak doğru değildir.

Bunun yerine tekrar eden örüntülere bakmak daha yararlıdır.

Belirtiler Özellikle Okul Günlerinde mi Ortaya Çıkıyor?

Hafta sonlarında veya tatillerde belirgin biçimde azalıyor ancak pazar akşamı ya da pazartesi sabahı yeniden başlıyorsa bu önemli bir ipucu olabilir.

Belirli Günlerde Artıyor mu?

Örneğin:

  • beden eğitimi günü,
  • sınav günü,
  • sunum günü,
  • belirli bir dersin olduğu gün,
  • grup çalışmasının yapılacağı gün şikâyetler daha belirgin olabilir.

Bu durumda çocuğun tam olarak hangi durumdan kaygılandığını anlamak daha kolaylaşabilir.

Bir Arkadaşlık Sorunundan Sonra mı Başladı?

Çocuk yaşadığı sosyal problemi her zaman anlatmayabilir.

Teneffüste yalnız kalmak, gruba alınmamak veya arkadaşlık çatışması yaşamak okul sabahında belirgin kaygıya dönüşebilir.

Ayrılmak Çocuk İçin Zor Olabilir mi?

Özellikle daha küçük çocuklarda sabah yaşanan kaygının önemli bir bölümü ebeveynden ayrılmayla ilişkili olabilir.

Çocuk evden çıkmaya hazırlanırken rahat görünebilir ancak okul kapısına yaklaştıkça:

“Karnım ağrıyor.”

“Eve dönelim.”

“Bugün sen de benimle gel.”

gibi ifadeler kullanabilir.

Burada hedef çocuğa:

“Bunda korkacak ne var?” demek değildir.

Çocuğun ayrılma anını yönetebilmesi için daha öngörülebilir ve güvenli bir rutin oluşturmak daha işlevsel olabilir.

Akademik Kaygı Karın Ağrısı Gibi Görünebilir mi?

Evet.

Bazı çocuklar okulun kendisinden değil, okulda kendilerinden beklenen performanstan kaygılanır.

Özellikle:

  • hata yapmaktan çok korkan,
  • yüksek başarı beklentisi olan,
  • sınıfta cevap vermekten çekinen,
  • sınavlarda yoğun stres yaşayan,
  • okuma, yazma veya matematikte zorlanan

çocuklarda sabah yakınmaları görülebilir.

Çocuk açıkça:

“Matematikte zorlanıyorum.” demek yerine:

“Bugün midem kötü.” diyebilir.

Bu nedenle çocuklarda okul kaygısı değerlendirilirken akademik özgüvenin de dikkate alınması önemlidir.

Sosyal Kaygı Okula Gitmeyi Zorlaştırabilir mi?

Okul yalnızca akademik bir ortam değildir.

Çocuk gün boyunca arkadaşlarıyla iletişim kurmak, oyunlara katılmak, grup çalışmalarında yer almak ve sosyal ipuçlarını değerlendirmek zorundadır.

Arkadaş edinmekte zorlanan, reddedilmekten korkan veya geçmişte sosyal olarak zorlayıcı deneyimler yaşayan bir çocuk için okulun en zor bölümü dersler değil, teneffüsler olabilir.

2024 tarihli bir sistematik incelemede okul reddi yaşayan çocuk ve ergenleri diğerlerinden ayıran faktörler arasında kaygı belirtileri ve çeşitli öğrenme ihtiyaçları öne çıkmıştır.

Bu nedenle:

“Okulu neden sevmiyorsun?” sorusu bazen fazla geneldir.

Daha somut sorular daha fazla bilgi verebilir.

Ebeveyn Çocuğa Nasıl Yaklaşabilir?

Belirtiyi Küçümsemeyin

“Bir şeyin yok.”

“Bahane uydurma.”

“Her sabah aynı şeyi yapıyorsun.”

gibi ifadeler çocuğun yaşadığı duyguyu anlatmasını zorlaştırabilir.

Bunun yerine:

“Karnının ağrıdığını hissediyorsun.”

“Bugün okula gitmek biraz zor geliyor gibi.” gibi daha nötr ifadeler kullanılabilir.

Amaç çocuğu kaygılı olduğuna ikna etmek değil, yaşadığı deneyime alan açmaktır.

Hemen Çözüm Vermek Yerine Merak Edin

“Okula gitmek istemiyorsun çünkü kaygılısın.”

demek yerine:

“Bugünün en zor kısmı ne olacak gibi geliyor?” diye sorabilirsiniz.

Bu yaklaşım çocuğun kendi deneyimini tarif etmesine yardımcı olabilir.

Hemen Okuldan Uzak Tutmak Doğru mu?

Kaygı nedeniyle bir durumdan uzaklaşmak kısa vadede rahatlatıcı olabilir.

Çocuk okula gitmediğinde sabah yaşadığı yoğun stres azalır.

Bu durumda çocuk farkında olmadan:

“Gitmezsem rahatlıyorum.” bağlantısını öğrenebilir.

Bu nedenle sürekli kaçınma zaman içerisinde kaygının sürmesine katkıda bulunabilir.

Bu durum çocuğun zorla okula gönderilmesi gerektiği anlamına gelmez.

Amaç:

“Kaygılanıyorsun, o hâlde gitme.” mesajı yerine,

“Kaygılanıyor olabilirsin; bununla baş edebilmen için neye ihtiyacın olduğunu birlikte anlamaya çalışalım.” yaklaşımını geliştirmektir.

Çocuğa Daha Somut Sorular Sorun

“Okul seni kaygılandırıyor mu?”

sorusu özellikle küçük çocuklar için fazla soyut olabilir.

Bunun yerine:

“Teneffüs mü daha zor geliyor, derse girmek mi?”

“Sabah anneden ayrılmak mı zor?”

“Öğretmen soru sorduğunda mı geriliyorsun?”

“Arkadaşlarınla ilgili seni düşündüren bir şey var mı?”

“Bugün okulda en zor olacağını düşündüğün şey ne?” gibi sorular kullanılabilir.

Bu sorular çocuğa cevap vermesi için daha somut seçenekler sunar.

Sabah Rutinini Daha Öngörülebilir Hâle Getirin

Sabahları sürekli:

“Hadi.”

“Geç kalıyoruz.”

“Çabuk ol.” gibi cümlelerle ilerleyen yoğun bir rutin çocuğun zaten var olan kaygısını artırabilir.

Mümkünse:

  • kıyafetleri akşamdan hazırlamak,
  • okul çantasını önceden tamamlamak,
  • sabah için yeterli süre bırakmak,
  • vedalaşmayı kısa ve tutarlı hâle getirmek yararlı olabilir.

Özellikle ayrılmakta zorlanan çocuklarda her gün değişen uzun vedalar yerine daha öngörülebilir bir ayrılma rutini tercih edilebilir.

Ne Zaman Daha Yakından Değerlendirmek Gerekir?

Çocuklarda okul kaygısı zaman zaman ortaya çıkabilir.

Ancak çocuk:

  • okul sabahlarında sık sık karın ağrısı veya mide bulantısı yaşıyorsa,
  • okula gitme fikri yoğun kaygı oluşturuyorsa,
  • okul kapısında ayrılmakta sürekli zorlanıyorsa,
  • devamsızlık artmaya başladıysa,
  • belirli derslerden, sınavlardan veya sosyal ortamlardan kaçınıyorsa,
  • arkadaşlık sorunları okul isteğini belirgin biçimde etkiliyorsa,
  • akademik özgüveni düşmeye başladıysa çocuğun yaşadığı sürecin daha ayrıntılı değerlendirilmesi yararlı olabilir.

Okul reddi üzerine yapılan güncel çalışmalar da tek bir nedene odaklanmak yerine çocuğun bireysel, sosyal, akademik ve aile bağlamının birlikte değerlendirilmesini önermektedir.

Bilmer Akademi’de Çocuklarda Okul Kaygısı Nasıl Ele Alınır?

Bilmer Akademi’de çocuklarda okul kaygısı yalnızca:

“Okula gitmek istemiyor.”

şeklinde değerlendirilmez.

Çocuğun;

  • ebeveynden ayrılma süreci,
  • akademik özgüveni,
  • hata yapma korkusu,
  • performans kaygısı,
  • arkadaşlık ilişkileri,
  • sosyal kaygısı,
  • okulda zorlandığı alanlar,
  • aile içindeki sabah rutinleri birlikte ele alınır.

Bilmer Akademi’nin mevcut Çocuklarda Kaygı yaklaşımında da kaygının bazı çocuklarda karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı, uyku güçlükleri ve kaçınma davranışları gibi farklı biçimlerde görülebileceği vurgulanmaktadır.

Çocuğun duygusal ve okul yaşantısının daha ayrıntılı ele alınmasının gerekli olduğu durumlarda Çocuk ve Ergen Danışmanlığı süreci çocuğun ve ailenin bireysel ihtiyaçlarına göre yapılandırılabilir.

Ebeveynlerin sabah krizleri, ayrılma süreçleri ve çocuğun kaygısına nasıl yaklaşacağı konusunda desteğe ihtiyaç duyduğu durumlarda ise Ebeveyn Danışmanlığı süreci aileye yol gösterebilir.

Amaç yalnızca çocuğun okula gitmesini sağlamak değildir.

Amaç, okula gitmeyi onun için zorlaştıran asıl nedeni anlamak ve kaygıyla baş edebileceği becerileri güçlendirmektir.

KAYNAKÇA

Li, A. ve ark. (2021). A Systematic Review of Somatic Symptoms in School Refusal. Psychosomatic Medicine, 83(7), 715–723.
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33951013/

 

Leave A Comment