Çocuğum Ödev Yapmak İstemiyor: İsteksizlik mi, Başlamakta Zorlanmak mı?

Çocuğum Ödev Yapmak İstemiyor: İsteksizlik mi, Başlamakta Zorlanmak mı?

“Ödev zamanı geldiğinde sürekli erteliyor.”

“Masaya oturuyor ama bir türlü başlayamıyor.”

“Yapabileceğini biliyorum ama sürekli başka şeylerle ilgileniyor.”

“Çocuğum ödev yapmak istemiyor” diyen ebeveynlerin aklına çoğu zaman isteksizlik, sorumluluk almama veya ders çalışmayı sevmeme gelir. Oysa ödev sürecinde yaşanan güçlük her zaman motivasyon eksikliğiyle açıklanamaz.

Bazı çocuklar ne yapacaklarını bildikleri hâlde ödeve başlamakta, bazıları başladığı işi sürdürmekte, bazıları zamanı planlamakta, bazıları ise akademik görev gerçekten zor geldiği için çalışmaya devam etmekte zorlanabilir.

Bu nedenle asıl soru:

“Ödevini neden yapmıyor?”

değil,

“Ödev sürecinin hangi aşamasında zorlanıyor?”

olmalıdır.

Çocuğum Ödev Yapmak İstemiyor: Önce Nerede Zorlandığını Anlayın

Ödev yapmak aslında birçok becerinin aynı anda kullanılmasını gerektirir.

Çocuk önce öğretmenin verdiği görevi anlamalı, gerekli materyalleri bulmalı, nereden başlayacağına karar vermeli, dikkatini başka uyaranlardan ayırmalı, çalışmaya başlamalı ve görevi bitirene kadar süreci sürdürebilmelidir.

Bu süreçlerin bir bölümü planlama, organizasyon, çalışma belleği, dikkati sürdürme ve göreve başlama gibi yürütücü işlevlerle ilişkilidir.

Bu nedenle “çocuğum ödev yapmak istemiyor” diye düşündüğümüz bazı durumlarda problem istememek değil, çocuğun işe nasıl başlayacağını organize etmekte zorlanması olabilir.

Masaya Oturuyor Ama Bir Türlü Başlayamıyor mu?

Çocuk masaya oturur.

Kalemini açar.

Su almaya gider.

Defterlerini düzenler.

Bir anda başka bir kitabı karıştırmaya başlar.

Sonra tuvalete gider.

On dakika geçmiştir ama ödeve hâlâ başlamamıştır.

Bu davranış dışarıdan bakıldığında “oyalanma” gibi görünebilir. Ancak bazı çocuklarda güçlük, görevin ilk adımını belirleyememektir.

“Matematik ödevini yap.”

çocuk için oldukça genel bir yönergedir.

Bunun yerine:

“Matematik defterini çıkar ve ilk beş soruyla başla.”

gibi daha somut bir başlangıç bazı çocuklar için görevi daha ulaşılabilir hâle getirebilir.

Başlıyor Ama Ödevi Devam Ettiremiyor mu?

Bazı çocuklarda sorun başlamak değildir.

Çocuk masaya oturur ve birkaç soruyu tamamlar ancak kısa süre sonra dikkatini başka bir şeye yöneltir.

Beş soru yaptıktan sonra:

“Biraz ara verebilir miyim?”

diyebilir.

Her birkaç dakikada bir ebeveyn hatırlatmasına ihtiyaç duyabilir.

Bu durumda çocuğun yalnızca ödev motivasyonuna değil; dikkati sürdürme, dürtü kontrolü ve çalışma belleği gibi becerilerine de bakmak gerekebilir.

Bilmer Akademi’de dikkat güçlükleri değerlendirilirken çocuğun yalnızca “dikkatli” veya “dikkatsiz” olup olmadığına değil; planlama, görev tamamlama ve akademik performansı etkileyen diğer süreçlere de bakılmaktadır.

Ödev Çocuğa Gerçekten Zor Geliyor Olabilir mi?

Evet.

Bazen ebeveyn:

“Yapabileceğini biliyorum ama yapmak istemiyor.”

diye düşünebilir.

Ancak okuma, yazma veya matematik becerilerinde zorlanan bir çocuk için yetişkine kısa görünen bir ödev oldukça yorucu olabilir.

Örneğin bir çocuk akıcı okumakta zorlanıyorsa bir sayfalık metni okumak yaşıtlarına göre çok daha fazla çaba gerektirebilir.

Yazılı ifade alanında zorlanan bir çocuk düşüncelerini biliyor olsa bile onları kâğıda aktarmakta güçlük yaşayabilir.

Matematik işlemlerinde basamakları takip etmekte zorlanan bir çocuk ise birkaç sorudan sonra zihinsel olarak yorulabilir.

Bu durumda çocuk:

“Ödev yapmak istemiyorum.”

derken aslında:

“Bu benim için çok zor.”

mesajı veriyor olabilir.

Bilmer Akademi’nin özgül öğrenme güçlüğü yaklaşımında da okuma, yazma, matematik, dikkat, işlem hızı ve akademik organizasyon alanlarındaki güçlüklerin “tembellik” veya “yeterince çalışmama” şeklinde yorumlanmaması gerektiği vurgulanmaktadır.

Kaygı Ödeve Başlamayı Zorlaştırabilir mi?

Özellikle hata yapmaktan çekinen ve yaptığı çalışmanın çok iyi olmasını isteyen çocuklarda ödeve başlama güçlüğü görülebilir.

Çocuğun zihninden:

“Ya yanlış yaparsam?”

“Ya öğretmen beğenmezse?”

“Ya yetiştiremezsem?”

“Ya diğerlerinden kötü yaparsam?”

gibi düşünceler geçebilir.

Bu durumda görevden uzaklaşmak kısa süreli rahatlama sağlayabilir.

Çocuk ödevi ertelediğinde o anki kaygısı azalır. Ancak ödev ortadan kalkmadığı için teslim zamanı yaklaştıkça stres yeniden artar.

Çocuk ve ergenlerde akademik erteleme üzerine yapılan kapsamlı bir incelemede 79 çalışma değerlendirilmiş ve akademik ertelemenin yalnızca tek bir nedene bağlı olmadığı; motivasyon, öz düzenleme ve farklı bireysel süreçlerle ilişkili olabildiği gösterilmiştir.

Bu nedenle “çocuğum ödev yapmak istemiyor” cümlesinin arkasında bazen kaygı veya hata yapma korkusu da bulunabilir.

Telefon ve Oyun Ödevden Daha mı Çekici?

Birçok çocuk için evet.

Ödevin sağlayacağı ödül oldukça uzaktadır.

Çocuk soruları çözer, çalışmasını tamamlar ve daha sonra öğretmenden geri bildirim alır.

Telefon, tablet veya oyun ise çok daha hızlı geri bildirim sunar.

Yeni video, yeni mesaj veya oyundaki yeni bölüm hemen ulaşılabilir durumdadır.

Bu nedenle ödeve başlamakta zaten zorlanan bir çocuk için ekranı bırakıp daha fazla çaba isteyen bir göreve geçmek daha da güç olabilir.

Burada amaç ekranı bütün problemlerin nedeni olarak görmek değildir.

Asıl hedef çocuğun görevler arasında geçiş yapma ve kısa vadeli isteğini erteleyebilme becerisini desteklemektir.

Ebeveynler Evde Nasıl Yaklaşabilir?

Görevi Küçültün

“Ödevlerini bitir.”

yerine:

“Önce şu beş soruyla başlayalım.”

demek daha somut olabilir.

Çocuk beş soruyu tamamladıktan sonra sonraki adım belirlenebilir.

İlk Adımı Netleştirin

Bazı çocuklar görevin tamamını düşündüğünde zorlanır.

Bu nedenle:

“Önce matematik defterini çıkar.”

“İlk olarak ödevde hangi sayfanın istendiğine bakalım.”

gibi küçük başlangıçlar işe yarayabilir.

Her Şeyi Çocuğun Yerine Planlamayın

Ebeveyn:

“Şimdi matematik yap, sonra Türkçe, sonra fen.”

diyerek bütün süreci planladığında ödev bitebilir.

Ancak uzun vadede çocuğun kendi kendine:

“Hangisinden başlayacağım?”

“Ne kadar sürecek?”

“Önce ne yapmalıyım?”

sorularını öğrenmesi gerekir.

Amaç yalnızca bugünkü ödevin bitmesi değil, çocuğun zaman içerisinde kendi çalışma sistemini kurabilmesidir.

Görsel Plan ve Zamanlayıcı Kullanabilirsiniz

Bazı çocuklar için yapılacaklar listesini gözlerinin önünde görmek yardımcı olabilir.

Örneğin:

Matematik → 5 soru
Kısa ara
Türkçe → okuma
Fen → tekrar

gibi sade bir plan kullanılabilir.

Sürekli Hatırlatmak İşe Yarar mı?

Kısa vadede evet.

“Ödevin var.”

“Başlasana.”

“Hadi, hâlâ başlamadın.”

gibi hatırlatmalar çocuğu harekete geçirebilir.

Ancak çocuk her seferinde yalnızca ebeveyn hatırlattığında başlıyorsa zaman içerisinde kendi görev takibini geliştirmekte zorlanabilir.

Bu nedenle hedef hatırlatmaları bir anda bırakmak değil, dış desteği yavaş yavaş azaltmaktır.

Örneğin önce ebeveyn ilk adımı hatırlatabilir; daha sonra çocuk kendi listesini kontrol etmeye yönlendirilebilir.

2025 yılında 8–12 yaş arasındaki 728 çocukla yapılan üç zamanlı bir araştırmada, çocukların algıladığı olumlu ebeveynlik yaklaşımının daha düşük akademik erteleme ile ilişkili olduğu görülmüştür. Araştırmadaki etkilerin küçük olduğu da belirtilmiştir; dolayısıyla sonuçlar “ebeveyn yaklaşımı tek başına ertelemeyi belirler” şeklinde yorumlanmamalıdır.

Çocuğum Ödev Yapmak İstemiyor: Ne Zaman Daha Yakından Değerlendirmek Gerekir?

Her çocuk zaman zaman ödev yapmak istemeyebilir.

Ancak durum sürekli hâle geliyorsa daha yakından bakmak yararlı olabilir.

Özellikle çocuk:

  • neredeyse her gün ödeve başlamakta zorlanıyorsa,
  • çok uzun süre masa başında kalmasına rağmen az iş tamamlıyorsa,
  • sürekli ebeveyn desteği olmadan çalışamıyorsa,
  • okuma, yazma veya matematik görevlerinden belirgin biçimde kaçınıyorsa,
  • okulda da dikkat ve görev tamamlama güçlüğü yaşıyorsa,
  • ödevler evde her gün yoğun çatışmaya dönüşüyorsa,
  • hata yapmaktan korktuğu için çalışmayı erteliyorsa

dikkat, yürütücü işlevler, akademik beceriler ve duygusal süreçlerin birlikte değerlendirilmesi faydalı olabilir.

Bilmer Akademi’de “Çocuğum Ödev Yapmak İstemiyor” Şikâyeti Nasıl Ele Alınır?

Bilmer Akademi’de “çocuğum ödev yapmak istemiyor” ifadesi yalnızca davranış veya sorumluluk problemi olarak ele alınmaz.

Çocuğun:

  • göreve başlayabilme,
  • dikkatini sürdürebilme,
  • çalışma belleği,
  • planlama ve organizasyon,
  • zaman yönetimi,
  • işlemleme hızı,
  • okuma, yazma ve matematik becerileri,
  • kaygı düzeyi,
  • hata yapmaya yaklaşımı

birlikte değerlendirilir.

Gerektiğinde dikkat ve bilişsel performans değerlendirme araçlarından; akademik güçlük şüphesi varsa öğrenme becerilerine yönelik değerlendirmelerden yararlanılabilir.

Amaç çocuğa:

“Biraz daha çalış.”

demek değildir.

Amaç, çalışmasını zorlaştıran asıl noktayı bulmak ve çocuğun zaman içerisinde kendi çalışma sistemini geliştirebilmesini desteklemektir.

Kaynakça

González-Brignardello, M. P., Sánchez-Elvira Paniagua, A. & López-González, M. Á. (2023). Academic Procrastination in Children and Adolescents: A Scoping Review. Children, 10(6), 1016.

Çocuk ve ergenlerde akademik erteleme üzerine yapılan bu kapsam incelemesine 79 çalışma dahil edilmiştir.

Wei, J., Gu, W., Xiao, H. & Nie, Y. (2025). How Perceived Positive Parenting Style Protects Against Academic Procrastination in Children: The Mediating Roles of Emotional Resilience and School Emotional Engagement. Behavioral Sciences, 15(7), 890.

Araştırma 8–12 yaş arası 728 çocukla, üç farklı zaman noktasında yürütülmüştür. Olumlu ebeveynlik algısı daha düşük akademik erteleme ile ilişkili bulunmuş, ancak araştırmacılar dolaylı etkilerin görece küçük olduğunu da belirtmiştir.

 

Leave A Comment