Yürütücü İşlevler Nedir? Çocuğun Okul Başarısını Nasıl Etkiler?

Yürütücü İşlevler Nedir? Çocuğun Okul Başarısını Nasıl Etkiler?

Bir çocuk dersleri anlayabiliyor, soruların cevaplarını biliyor hatta akademik açıdan oldukça iyi bir potansiyele sahip olduğu hâlde ödevlerini tamamlamakta, zamanı kullanmakta veya bir işe başlamakta zorlanabilir. Çantasını hazırlamayı unutabilir, öğretmenin verdiği birkaç aşamalı yönergenin yalnızca bir kısmını yerine getirebilir ya da sınav sırasında bildiği sorulara zamanı yetmeyebilir.

Bu durumlar her zaman çocuğun isteksiz olduğu, yeterince çalışmadığı veya dersi önemsemediği anlamına gelmez. Bazı çocuklarda yaşanan güçlüklerin arkasında yürütücü işlev becerilerinin yeterince etkin kullanılamaması bulunabilir.

Yürütücü işlevler; çocuğun yalnızca ne bildiğini değil, sahip olduğu bilgiyi ne kadar düzenli, kontrollü ve amaca yönelik kullanabildiğini etkileyen bilişsel beceriler bütünüdür. Bu nedenle okul yaşamında öğrenme kadar önemli bir yere sahiptir.

Yürütücü İşlevler Nedir?

Yürütücü işlevler, kişinin bir hedef belirlemesini, davranışlarını bu hedef doğrultusunda düzenlemesini, dikkatini yönetmesini, bilgiyi zihninde tutarak kullanmasını ve gerektiğinde stratejisini değiştirmesini sağlayan üst düzey bilişsel süreçlerdir.

Basitçe ifade etmek gerekirse yürütücü işlevler, beynimizin “yönetim sistemi” gibi düşünülebilir.

Çocuk matematik işlemini biliyor olabilir; ancak soruyu dikkatlice okuyabilmesi, hangi işlemi yapacağına karar vermesi, gerekli bilgileri aklında tutması, işlem sırasını takip etmesi, yaptığı hatayı fark etmesi ve zamanı doğru kullanması için farklı yürütücü işlev becerilerini birlikte kullanması gerekir.

Bu nedenle yürütücü işlevlerde yaşanan güçlükler bazen çocuğun gerçek akademik kapasitesini ortaya koymasını zorlaştırabilir.

Yürütücü İşlevler Hangi Becerileri Kapsar?

Yürütücü işlevler tek bir beceriden oluşmaz. Birbiriyle bağlantılı birçok bilişsel süreç bu sistem içerisinde birlikte çalışır.

Çalışma Belleği

Çalışma belleği, bilgiyi kısa süreli olarak zihinde tutarken aynı zamanda o bilgi üzerinde işlem yapabilme becerisidir.

Örneğin öğretmen:

“Kitabını aç, 32. sayfadaki ikinci etkinliği yap ve bitirdiğinde defterine geçir.”

dediğinde çocuk yalnızca öğretmeni dinlemez. Bu yönergeleri zihninde tutması, sırasını koruması ve uygulaması gerekir.

Çalışma belleğinde zorlanan bir çocuk yönergenin ilk kısmını yapıp devamını unutabilir. Uzun sorularda sorunun başındaki bilgiyi sonuna geldiğinde kaybedebilir veya zihinden işlem yaparken ara sonuçları unutabilir.

Ketleme ve Dürtü Kontrolü

Ketleme, çocuğun o anda aklına gelen ilk tepkiyi durdurabilmesi ve davranışını hedefe uygun biçimde kontrol edebilmesidir.

Sınıfta söz almadan konuşmamak, soru tamamlanmadan cevap vermemek, dikkat dağıtıcı bir uyaran varken çalışmaya devam edebilmek veya hata yaptığını fark ettiğinde hemen vazgeçmek yerine yeniden denemek bu beceriyle ilişkilidir.

Bilişsel Esneklik

Bilişsel esneklik, koşullar değiştiğinde düşünce veya davranış biçimini değiştirebilme becerisidir.

Çocuk kullandığı çözüm yolunun işe yaramadığını fark ettiğinde başka bir yöntem deneyebiliyor mu? Öğretmen etkinliği değiştirdiğinde yeni kurala geçebiliyor mu? Beklenmedik bir değişiklik olduğunda yeniden organize olabiliyor mu?

Bilişsel esneklik özellikle problem çözme, matematik, okuduğunu anlama ve sosyal durumlara uyum sağlama açısından önemlidir.

Planlama ve Organizasyon

Bir ödevin nereden başlanacağını belirlemek, gerekli materyalleri hazırlamak, yapılacakları sıraya koymak ve çalışmayı tamamlamak planlama-organizasyon becerilerini gerektirir.

Bu alanda zorlanan çocuklarda sıklıkla şu durumlar görülebilir:

  • Ödeve nereden başlayacağını bilememe
  • Çantayı veya çalışma masasını düzenlemekte zorlanma
  • Gerekli materyalleri unutma
  • Uzun görevleri son ana bırakma
  • Birden fazla görevi sıraya koymakta zorlanma

Zaman Yönetimi

Bazı çocuklar zamanı tahmin etmekte zorlanabilir. On dakikalık bir işi çok uzun sürede tamamlayabilir veya uzun sürecek bir görev için yeterli zaman ayırmayabilir.

Bu nedenle özellikle sınavlarda “Soruları biliyor ama yetiştiremiyor.” ya da evde “Bir sayfalık ödev saatler sürüyor.” gibi ifadeler duyulabilir.

Ancak yavaş çalışmanın tek nedeni yürütücü işlevler değildir. Dikkat, kaygı, öğrenme güçlükleri, işlemleme hızı ve başka bireysel faktörler de değerlendirilmelidir.

Yürütücü İşlevler Okul Başarısını Nasıl Etkiler?

Akademik başarı yalnızca bilgiyi öğrenmekten ibaret değildir. Çocuğun öğrendiği bilgiyi doğru zamanda kullanabilmesi, göreve başlayabilmesi, dikkatini sürdürebilmesi, hatalarını kontrol edebilmesi ve çalışmalarını organize edebilmesi gerekir.

Bu nedenle yürütücü işlevler okul yaşamının hemen her aşamasında devrededir.

Ödev Yaparken

Çocuğun ödevini hatırlaması, gerekli materyalleri toplaması, çalışmaya başlaması, dikkatini sürdürmesi ve ödevi tamamlaması gerekir.

Yürütücü işlevlerde güçlük yaşayan bir çocuk ödevin kendisini yapabilecek akademik bilgiye sahip olsa bile ödeve başlama ve tamamlamada zorlanabilir.

Sınavlarda

Sınav sırasında yalnızca sorunun cevabını bilmek yeterli değildir.

Çocuğun soruyu dikkatlice okuması, önemli bilgileri seçmesi, zamanı sorular arasında dağıtması, bir soruda gereğinden fazla kalmaması ve cevaplarını kontrol etmesi gerekir.

Bu nedenle bazı çocukların evde yapabildiği soruları sınav ortamında tamamlayamaması yalnızca “heyecan” veya “çalışmama” ile açıklanmamalıdır.

Okuma ve Okuduğunu Anlamada

Okurken çocuğun önceki cümlelerdeki bilgileri zihninde tutması, yeni bilgilerle ilişkilendirmesi, önemli noktaları seçmesi ve metnin bütününü takip etmesi gerekir.

Özellikle çalışma belleği ve dikkat süreçlerinde yaşanan güçlükler, çocuk akıcı okuyabilse bile okuduğunu anlamasını ve hatırlamasını etkileyebilir.

Matematikte

Matematik problemleri birçok yürütücü işlevi aynı anda gerektirir.

Çocuğun problemde verilen bilgileri ayırması, hangi işlemin gerektiğini belirlemesi, işlem sırasını takip etmesi ve ara sonuçları zihninde tutması gerekir.

Bu nedenle çocuk dört işlemi biliyor olmasına rağmen problem çözmekte zorlanabilir.

Yürütücü İşlev Güçlüğü Yaşayan Çocuklarda Neler Görülebilir?

Her çocuk zaman zaman unutabilir, dağılabilir veya ödev yapmak istemeyebilir. Burada önemli olan davranışın sıklığı, sürekliliği ve çocuğun günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğidir.

Yürütücü işlevlerle ilişkili güçlüklerde şu davranışlar görülebilir:

  • Ödeve başlamak için sürekli hatırlatılmaya ihtiyaç duyma
  • Birkaç aşamalı yönergeleri unutma
  • Eşyalarını sık sık kaybetme
  • Çantasını düzenlemekte zorlanma
  • Bildiği sorularda dikkatsiz hatalar yapma
  • Bir görevi tamamlamadan diğerine geçme
  • Zamanı planlamakta zorlanma
  • Sınavlarda süreyi yetiştirememe
  • Uzun görevlerde çabuk dağılma
  • Plan değişikliklerine uyum sağlamakta zorlanma
  • Hatasını fark edip farklı bir çözüm yolu geliştirmekte güçlük çekme
  • Yapması gereken işleri sürekli erteleme

Bu belirtilerin bulunması tek başına herhangi bir tanı anlamına gelmez.

Yürütücü İşlev Güçlüğü DEHB Anlamına mı Gelir?

Hayır. Yürütücü işlevlerde yaşanan güçlükler DEHB ile birlikte görülebilir, ancak yürütücü işlev güçlüğü yaşayan her çocukta DEHB olduğu söylenemez.

Benzer görünen davranışların altında dikkat süreçleri, öğrenme güçlükleri, kaygı, uyku düzeni, gelişimsel özellikler veya farklı bilişsel süreçler bulunabilir.

Bu nedenle yalnızca “unutuyor”, “dağınık” veya “ödev yapmak istemiyor” gibi belirtilerden yola çıkarak çocuğu etiketlemek yerine güçlüğün hangi koşullarda ortaya çıktığını ve hangi becerilerin etkilendiğini değerlendirmek önemlidir.

Yürütücü İşlevler Değerlendirilebilir mi?

Yürütücü işlevlerin değerlendirilmesinde yalnızca tek bir davranışa veya tek bir test sonucuna bakılmaz.

Çocuğun yaşı, gelişimsel özellikleri, okul performansı, dikkat becerileri, çalışma belleği, planlama-organizasyon becerileri, dürtü kontrolü ve günlük yaşamdaki işlevselliği birlikte ele alınmalıdır.

Aileden ve gerektiğinde öğretmenden alınan bilgiler de değerlendirme sürecinde önemlidir.

Amaç çocuğa yalnızca bir etiket koymak değil, hangi alanlarda güçlü olduğunu ve hangi becerilerde desteğe ihtiyaç duyduğunu anlamaktır.

Yürütücü İşlev Becerileri Desteklenebilir mi?

Yürütücü işlev becerileri çocukluk ve ergenlik boyunca gelişmeye devam eder. Bu nedenle çocuğun ihtiyaçlarına uygun biçimde yapılandırılmış destekler önemlidir.

Evde Neler Yapılabilir?

Çocuğa sürekli “Dikkat et”, “Unutma” veya “Biraz daha düzenli ol” demek yerine görevi daha yönetilebilir hâle getirmek çoğu zaman daha işlevseldir.

Örneğin:

  • Uzun görevler küçük basamaklara ayrılabilir.
  • Günlük rutinler görünür hâle getirilebilir.
  • Yapılacaklar listesi kullanılabilir.
  • Birden fazla yönerge yerine kısa ve sıralı yönergeler verilebilir.
  • Çalışma ortamındaki dikkat dağıtıcı uyaranlar azaltılabilir.
  • Zamanlayıcı ve görsel planlardan yararlanılabilir.
  • Çocuğa hemen çözüm söylemek yerine “İlk olarak ne yapman gerekiyor?” gibi sorular sorulabilir.

Amaç çocuğun bütün sorumluluklarını yetişkinin üstlenmesi değil, zaman içerisinde kendi davranışını yönetebilmesini sağlayacak stratejileri öğrenmesine yardımcı olmaktır.

Ne Zaman Bir Uzmana Başvurulmalı?

Çocuğun yaşadığı güçlükler okul performansını, ödev sürecini, aile ilişkilerini veya günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa değerlendirme düşünülebilir.

Özellikle çocuk akademik olarak konuyu bildiği hâlde performansını ortaya koyamıyor, sürekli unutuyor, görevlerini organize edemiyor, sınavlarda zamanı yetiştiremiyor veya günlük sorumluluklarını yerine getirmek için yoğun yetişkin desteğine ihtiyaç duyuyorsa bu durumun altında hangi bilişsel süreçlerin bulunduğunu anlamak önemlidir.

Bilmer Akademi’de Yürütücü İşlev ve Dikkat Becerilerinin Değerlendirilmesi

Bilmer Akademi’de çocukların yaşadığı akademik güçlükler yalnızca “dikkatsizlik” üzerinden değerlendirilmez. Çocuğun gelişimsel özellikleri, dikkat becerileri, çalışma belleği, işlemleme süreçleri ve yürütücü işlev becerileri birlikte ele alınarak ihtiyaç alanlarının belirlenmesi hedeflenir.

Çünkü bazen çocuk bilmiyor değildir; bildiğini planlamakta, organize etmekte, sürdürmekte veya doğru zamanda kullanmakta zorlanıyor olabilir.

Çocuğun yaşadığı güçlüğün kaynağını doğru anlamak, uygulanacak desteğin de doğru planlanmasının ilk adımıdır.

 

Leave A Comment